26 Şubat 2015 Perşembe

Bağımsız denetime tabi olma kriterleri (Hangi finansal tablolar esas alınacak VUK mu? UFRS mi?)

Yeni TTK md 379/4 uyarınca, denetime tabi olacak şirketler Bakanlar Kurulunca açıklanan kriterlere göre belirlenmektedir.Daha önceden bir defa değiştirilmiş olan kriterler en son 1 Şubat 2015 tarihinde yayımlanan ve 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçerli olacak Bakanlar Kurulu kararına göre aşağıdaki gibidir:
 
-     Aktif toplamı 50 Milyon TL ve üstü ,(değişikliklerden önce; 150 milyon ve 75 milyon )
-     Yıllık satış hasılatı 100 Milyon TL ve üstü, (değişikliklerden önce 200mlyn ve 150mlyn)
-     Çalışan sayısı 200 ve üstü (değişikliklerden önce; 500 ve 250)
 
Bu kriterlerinden en az ikisini,  art arda 2 hesap döneminde aşan şirketler bağımsız denetime tabi olacaklardır. Kararda belirtilen aktif büyüklüğü ve yıllık satış hasılatı sınırlarının aşılıp aşılmadığının tespitinde son iki yıla ait finansal tablolar ile çalışan sayısı bakımından da son iki yıldaki ortalama çalışan sayısı dikkate alınacaktır. Bu hesaplamada bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketler bakımından bu büyüklükler; konsolide mali tabloları ve çalışan sayıları da iştirak oranları dikkate alınarak hesaplamaya dahil edilecektir. Bunun yanında Bakanlar Kurulunun 2012/4213 Sayılı Kararı eki (I) Sayılı listede yer alan şirketler ise (İstanbul Borsasına kote şirketler, portföy yönetim şirketleri, yatırım kuruluşları vb. gibi) bu kriterlere bağlı olmaksızın bağımsız denetime tabi tutulmuşlardır.
 
Bağımsız denetime tabi olacak şirketler belirlenirken hangi finansal tablolar esas alınacak
Yasal mı? TMS/UFRS mi?
 
Bakanlar Kurulu Kararında  bağımsız denetime tabi olmak yönünden hangi kriterlerin karşılanmasına ilişkin bilgimiz oluyor, ancak en çok kafa karıştıran husus, bağımsız denetimin hangi finansal tablolar üzerinden yapılacağı konusu. UFRS uygulamayan ama belli bir büyüklüğe sahip şirketlerin bağımsız denetimden geçebilmesi için UFRS finansal tablo hazırlaması gereği mi doğuyor yönünde tereddütler yaşanmakta idi.
 
Bu tereddüt de daha önce bağımsız denetim kapsamında olup olmadığına ilişkin UFRS finansal tablolarda yer alan tutarlar üzerinden hesaplama yapılması öngörülürken; Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan “Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair bakanlar kurulu kararına ilişkin usul ve esaslarda değişiklik yapılması hakkında usul ve esaslar” kurul kararında netleşmiştir.
 
Bu kapmsada, KGK Kurul kararı ile 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esasların Esas Alınacak Finansal Tablolar başlıklı 6ıncı maddesi aşağıdaki gibidir:

"MADDE 6-Denetime tabi olunup olunmadığının belirlenmesinde, şirketler ile bu şirketlerin bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan son iki hesap dönemine ilişkin bilanço ve gelir tablosu dikkate alınır. Denetim kapsamına girildikten sonra 11 inci madde hükmü uygulanır. Yurtdışında bulunan bağlı ortaklık ve iştiraklerinin, varsa denetimden geçmiş uluslararası muhasebe standartlarına uygun finansal tabloları, olmaması halinde tabi oldukları mevzuat uyarınca hazırladıkları finansal tabloları dikkate alınır"

Aynı metindeki 11 inci maddenin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
 
“MADDE 11 – (1) Denetime tabi olan şirketler, daha sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında varsa TMS’ye uygun olarak hazırladıkları finansal tablolarda yer alan tutarları esas alır. TMS’yi uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 6102 sayılı Kanun ve TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır. Bu durumda, ölçütler belirlenirken bağlı ortaklıkların tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerin ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tablolar kullanılır. TMS’ye uygun olarak hazırlanmış finansal tabloların bulunmaması durumunda ise, kendileri ile bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırladıkları bilanço ve gelir tablolarındaki son iki hesap dönemine ilişkin tutarlar dikkate alınarak 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır. Ortalama çalışan sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.”

 
Maddenin eski hali ise aşağıdaki gibiydi.
 
“Esas alınacak finansal tablolar
MADDE 11 – (1) Denetime tabi olan şirketler, finansal tablolarını 6102 sayılı Kanun ve TMS’ye göre hazırlar. Bu şirketler daha sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında 6102 sayılı Kanun ve TMS’ye göre hazırladıkları finansal tabloları dikkate alır. Bu durumda, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 6102 sayılı Kanun ve TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır. Ölçütlerin belirlenmesinde bağlı ortaklıkların tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerin ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tablolar kullanılır. Ortalama çalışan sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.”
 
Sonuç olarak;
 
Denetime tabi olup olunmadığında ilişkin değerlendirmede; ilk kez bağımsız denetime tabi olunulacaksa Madde 6da yer alan esaslara göre bağımsız denetime tabi olma kriterleri yönünden yasal kayıtlar dikkate alınmalıdır.
Daha önce bağımsız denetim geçirildiyse önceden TMS ye uygun finansal tabloların esas alınması hükme bağlanmışken,  bu  değişiklik sonucunda, VARSA TMS’ye uygun finansal tablolar esas alınacak, yoksa kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilanço ve gelir tabloları, yani yasal/VUK kayıtlar esas alınacaktır.
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder