Yeni TTK md 379/4 uyarınca, denetime tabi
olacak şirketler Bakanlar Kurulunca açıklanan kriterlere göre belirlenmektedir.Daha
önceden bir defa değiştirilmiş olan kriterler en son 1 Şubat 2015 tarihinde
yayımlanan ve 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren geçerli olacak Bakanlar
Kurulu kararına göre aşağıdaki gibidir:
- Aktif
toplamı 50 Milyon TL ve üstü ,(değişikliklerden
önce; 150 milyon ve 75 milyon )
- Yıllık
satış hasılatı 100 Milyon TL ve üstü, (değişikliklerden önce 200mlyn ve 150mlyn)
- Çalışan
sayısı 200 ve üstü (değişikliklerden
önce; 500 ve 250)
Bu kriterlerinden en az ikisini, art arda
2 hesap döneminde aşan şirketler bağımsız denetime tabi olacaklardır.
Kararda belirtilen aktif büyüklüğü ve yıllık satış hasılatı sınırlarının
aşılıp aşılmadığının tespitinde son iki yıla ait finansal tablolar ile
çalışan sayısı bakımından da son iki yıldaki ortalama çalışan sayısı
dikkate alınacaktır. Bu hesaplamada bağlı ortaklıkları ve iştirakleri
bulunan şirketler bakımından bu büyüklükler; konsolide mali tabloları ve
çalışan sayıları da iştirak oranları dikkate alınarak hesaplamaya dahil edilecektir.
Bunun yanında Bakanlar Kurulunun 2012/4213 Sayılı Kararı eki (I) Sayılı
listede yer alan şirketler ise (İstanbul Borsasına kote şirketler, portföy
yönetim şirketleri, yatırım kuruluşları vb. gibi) bu kriterlere bağlı
olmaksızın bağımsız denetime tabi tutulmuşlardır.
Bağımsız denetime tabi olacak şirketler
belirlenirken hangi finansal tablolar esas alınacak
Yasal mı? TMS/UFRS mi?
Bakanlar
Kurulu Kararında bağımsız denetime
tabi olmak yönünden hangi kriterlerin karşılanmasına ilişkin bilgimiz
oluyor, ancak en çok kafa karıştıran husus, bağımsız denetimin hangi
finansal tablolar üzerinden yapılacağı konusu. UFRS uygulamayan ama belli
bir büyüklüğe sahip şirketlerin bağımsız denetimden geçebilmesi için UFRS
finansal tablo hazırlaması gereği mi doğuyor yönünde tereddütler yaşanmakta
idi.
Bu
tereddüt de daha önce bağımsız denetim kapsamında olup olmadığına ilişkin UFRS
finansal tablolarda yer alan tutarlar üzerinden hesaplama yapılması öngörülürken;
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan
“Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair bakanlar kurulu
kararına ilişkin usul ve esaslarda değişiklik yapılması hakkında usul ve
esaslar” kurul kararında netleşmiştir.
Bu
kapmsada, KGK Kurul kararı ile 12/3/2013 tarihli ve 28585 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin
Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esasların Esas
Alınacak Finansal Tablolar başlıklı 6ıncı maddesi aşağıdaki gibidir:
"MADDE 6-Denetime tabi olunup
olunmadığının belirlenmesinde, şirketler ile bu şirketlerin bağlı ortaklıkları
ve iştiraklerinin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı hesaplanırken
vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan son iki
hesap dönemine ilişkin bilanço ve gelir tablosu dikkate alınır. Denetim
kapsamına girildikten sonra 11 inci madde hükmü uygulanır. Yurtdışında bulunan
bağlı ortaklık ve iştiraklerinin, varsa denetimden geçmiş uluslararası muhasebe
standartlarına uygun finansal tabloları, olmaması halinde tabi oldukları
mevzuat uyarınca hazırladıkları finansal tabloları dikkate alınır"
Aynı metindeki 11 inci maddenin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE
11 – (1) Denetime tabi olan şirketler, daha sonraki hesap dönemlerinde
denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve
yıllık net satış hasılatının hesabında varsa TMS’ye uygun olarak
hazırladıkları finansal tablolarda yer alan tutarları esas alır. TMS’yi
uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları 6102
sayılı Kanun ve TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır. Bu durumda, ölçütler
belirlenirken bağlı ortaklıkların tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerin
ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tablolar
kullanılır. TMS’ye uygun olarak hazırlanmış finansal tabloların bulunmaması
durumunda ise, kendileri ile bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin vergi
mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırladıkları
bilanço ve gelir tablolarındaki son iki hesap dönemine ilişkin tutarlar
dikkate alınarak 7 ve 9 uncu madde hükümleri uygulanır. Ortalama çalışan
sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.”
Maddenin
eski hali ise aşağıdaki gibiydi.
“Esas alınacak finansal tablolar
MADDE 11 – (1) Denetime tabi olan şirketler, finansal tablolarını
6102 sayılı Kanun ve TMS’ye göre hazırlar. Bu şirketler daha
sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken,
aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında 6102 sayılı
Kanun ve TMS’ye göre
hazırladıkları finansal tabloları dikkate alır. Bu durumda, bağlı
ortaklık ve iştirak kavramları 6102 sayılı Kanun ve TMS’deki anlamlarıyla
dikkate alınır. Ölçütlerin belirlenmesinde bağlı ortaklıkların tam
konsolidasyon yöntemine, iştiraklerin ise özkaynak yöntemine göre
konsolide edildikleri finansal tablolar kullanılır. Ortalama çalışan
sayısının hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.”
|
Sonuç olarak;
Denetime
tabi olup olunmadığında ilişkin değerlendirmede; ilk kez bağımsız denetime tabi olunulacaksa Madde 6da yer alan esaslara göre bağımsız denetime tabi olma kriterleri yönünden yasal kayıtlar dikkate alınmalıdır.
Daha önce bağımsız denetim geçirildiyse önceden TMS ye uygun finansal tabloların esas
alınması hükme bağlanmışken, bu
değişiklik sonucunda, VARSA TMS’ye uygun finansal tablolar esas alınacak,
yoksa kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilanço ve gelir
tabloları, yani yasal/VUK kayıtlar esas alınacaktır.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder